“İyyâKE nesta’iyn” başlıyor…

Kul “İyyâKE na’budu” demeli, çünkü kul Ehad değildir. Kul “iyyaKE nesta’ıyn” de demeli, çünkü kul Samed değildir. Allah Ehad ve Samed. Bu Ehad ve Samed kelimeleri dünya ve ahiret hayatımızda o kadar önemli ki onları derinlemesine olabildiğince öğrenmeyi çok önemsemek gerekir. Konumuzla ilgili kısımlarına o pencereden de bakarak Ehad ve Samed kelimelerinin, yani Allah’ın Ehad … “İyyâKE nesta’iyn” başlıyor… yazısını okumaya devam et

“İyyâKE na’budu” anlatımında geldiğimiz son nokta…

Tanrının o en prestijli işine dönelim. Didiklemede ne var, didikleme ne getirir? Didiklemede lezzet var, karşılıklı lezzet alış var. Adına sohbet derler, birlikte saatlerce bu işi yaparlar. Bunu iyi yapanlara “sosyal adam” derler. Dikkat edin bu işin içinde bir sürü dûniHİ tuzak vardır. Bir kişiyi, bir şeyi didikliyor oluş sonuçta bir dili oluşturur, şikâyeti oluşturur, … “İyyâKE na’budu” anlatımında geldiğimiz son nokta… yazısını okumaya devam et

Kendi adına “BEN” diyenler ve tanrılar şirketi ortakları

Fasık nedir? Dünya hayatında Allah’ın razı olduğu hayatı tarzı olarak tercih etmemiş kişi fâsıktır. Ancak, tanımını yaptığımız bu fâsık da Allah’ın kuludur. Tevhid dili ile deriz ki; fâsık da fâsık olmakla kulluğunu yerine getiriyor. Kesret diliyle ise, fâsık Allah’a kulluk yapmayandır. O Allah’ın razı olacağı hayat tarzını tercih etmemiştir. Kafir nedir? Lâ ilahe illallah Kelime-i … Kendi adına “BEN” diyenler ve tanrılar şirketi ortakları yazısını okumaya devam et

Fısk hâli ve fâsık

Kişi Kur’ân’ı işitir ve itaat etmezse, “Semi’nâ ve eta’nâ” dediği halde uymazsa? Kur’ân’ı dinliyor ama hiç ilgilenmiyorsa, hem yalanlıyor hem de yalanlama faaliyetleriyle meşgul oluyorsa, Allah muhafaza etsin, o Kur’ân’a göre Hakk Yol’dan, Sırât-ı Müstakıym’den ayrılmıştır, Allah’a isyan etmiştir, Allah’tan ittika etmiyordur. Buradaki ittika, sonra başına geleceklerden korkmuyor oluşu ifade eder. Mânâya bu da eklenmiş … Fısk hâli ve fâsık yazısını okumaya devam et

İşittik ve itaat ettik!

İyi insan cennete gider mi? Hâyır. Cennet iyi insanlar için değildir, Allah’a kulluk görevini yerine getirmeye çalışan iyi kullar içindir. Allah’a kulluk yapabilmek için olmazsa olmaz ilk şart, hakkıyla ama hakkıyla Âmentü Billâhi ve Rasûlihi demektir. Bu yüzden hep gündemimiz Âmentü Billâhi ve Rasûlihi. Bunu hakkıyla söylemek önemli. Sözde değil, böyle deniyormuş diye değil. Elbette … İşittik ve itaat ettik! yazısını okumaya devam et

Bir Muhammedî ameli başkası yapamaz. Çünkü îman ve sâlih amel ancak ve ancak Muhammedî içindir…

Kur’ân bize bütün bunları Allah için, Allah’a, Allah’la ve dahi İllallah, illa Billah nasıl yaşayacağımızı öğretir. Bu cümlede ilk basamaktan nefs seyr-i süluğu ile ilgili ipucu var. Bütün bunlar Allah için, Allah’a, Allah’la ve dahi -ileride- İllallah, illa Billah olarak bunları nasıl yaşanırı bize Kur’ân öğretir ve öğütler. Ve bizden ister ki, sen O’ndan razı, … Bir Muhammedî ameli başkası yapamaz. Çünkü îman ve sâlih amel ancak ve ancak Muhammedî içindir… yazısını okumaya devam et

İyi insan ne yapar, iyi kul ne yapar?

Allah’a kulluk görevini yerine getirmeye gücü yettiğince gayret eden insan, birlikte yaşadığı insanlar arasında, kendisini ilgilendiren kişiler arasında ve kendisiyle ilgilenen insanlar tarafından kulluk görevinin tabiatı gereği emin ve iyi insan olarak bilinir. Ancak onun iyi insan olma çabası ve gayreti, hele de planı hiç yoktur. Gayreti ve planı Allah’ın razı olduğu bir kul olmaktır. … İyi insan ne yapar, iyi kul ne yapar? yazısını okumaya devam et

İyi insanın değerlendirmesini insanlar yapar, iyi kulun değerlendirmesini Allah yapar.

İyyâKE na’budu”yü hakkıyla yapabilmek için, demek ki, Kur’ân’ı ders etmek gerekiyor. Bu yüzden Kur’ân’ın ders yapılması ile ilgili öğütleri ve uyarıları paylaşmaya gayret ettik. “İyi bir insan mı, iyi bir kul mu?” diyerek başlamıştık. Kur’ân’ı ders yapınca kişi bu kapsamda fark eder ki insani ilişkiler dünya hayatı tecrübesiyle öğrenilir. Yani bir kişiyle olan ilişkilerinizi siz … İyi insanın değerlendirmesini insanlar yapar, iyi kulun değerlendirmesini Allah yapar. yazısını okumaya devam et

Kur’ân’ı tedebbür etmiyorlar mı? Yoksa kalbleri üzerinde kilit mi var?

“Andolsun ki; (biz) sizin benzerlerinizi hep helak ettik. (Öğüt alıp) idrak eden yok mu?” (Kamer-51) “Zikredesiniz diye kolaylaştırdık.” Daima Allah’ı düşünesiniz, daima doğru davranasınız diye kolaylaştırdık. Bunu yapmayanları Kamer-51 uyarıyor: Sizin benzerlerinizi hep helak ettik, öğüt alıp idrak eden yok mu? Kur’ân’ı ders yapma hususunda Hz. Mûsa aleyhisselâm’ın kavminin uyarıldığını gördük. Hristiyanlar aynı şekilde uyarılıyor: … Kur’ân’ı tedebbür etmiyorlar mı? Yoksa kalbleri üzerinde kilit mi var? yazısını okumaya devam et

Zikrullah; Allah’ı düşünmektir, Allah’ı hatırlamaktır, Billâhi algıyla ve Billâhi hayalle…

Ve Kur’ân’ı tertil üzere oku.” (Müzzemmil-4) “Tertil” kelimesi de Kur’ân’ı ders yapmakla ilgilidir. Geniş bir mânâsı olduğu için orijinalinin kullanılması yerinde olur ama “tertil” şunu demek istiyor: Tane tane oku. Kur’ân okuduğun zaman harflerini, kelimelerini tane tane oku, ne dediğini işit, anla, anlamaya çalış. Ve o anladığına bürün, vücudunun kimyasını o anladığınla oluştur, vücudun o … Zikrullah; Allah’ı düşünmektir, Allah’ı hatırlamaktır, Billâhi algıyla ve Billâhi hayalle… yazısını okumaya devam et