TÂLİB HAKKINDA

أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم

Tâlib kelimesini özellikle çok kullanıyoruz, çünkü bu konuda yalnızca bir kişiye tâlip denir, tâlip bir kişiyi tarif eder: Hakka tâlip olan! Yalnız ve yalnız Hakk’a tâlip olan. Tâlip dediğimiz zaman kastettiğimiz tanım budur.

“Ey Tâlib kardeşim” diye başlıyoruz. Çünkü hep söylüyoruz, bu yolda Tâlib önemlidir. Biz de o yüzden Tâlib’e sesleniyoruz. Bu sesleniş Tâlib’ten başkasını ilgilendirmez, Tâlibten başkasına yaramaz. Ancak Tâlibe hitap eder. Ayetler tâlibe öğüt verir, seslenir, o da öğüde uyar.

“Ben tâlibim” diyen kişi önce “Âmentü Billâhi” tanımını çok önemsemelidir. Çünkü “Âmentü Billâhi” dışındaki inanış biçimleri tamamen şirk kapsamındadır, Hakk Yol dışında girilen yanlış caddelerdir. Yol yanlışsa amelle ilerlemek mümkün olmaz, bu kesin!

“Âmentü Billâhi” demekle ne demiş olacağını araştırıp seni tatmin edecek net tanıma ulaşmalısın, sana bunu tanımlayacak şeyi ve kişiyi bulmalısın. Ahireti önemsemekte sâdık isen, Sırât-ı Müstakıym’e tâlib isen!

Allahım senin razı olduğun şeyleri, razı olduğun şekilde yapmaya gücümüz yettiğince gayret ederiz. Senin emirlerini, henüz görmeden önceki razı oluşumuzu, emirlerini yaşarken ve sonrasında da gösterebilmek için gayret ederiz. Senden razı olmuş, senin de razı olduğun bir kul olabilmektir talebimiz. İşte bu yolun tâlibi olarak lütfundan isteyerek yardım dileriz. Âmin.

Mustafa Yılmaz Dündar


Allah’ı hakkıyla bilmeye, anlamaya ve buna göre yaşayabilmeye hazır olarak, Ahsen takviyn üzere halifetullah vasıflı olarak yaratılan insan, dünya hayatında Allah’ı hakkıyla bilebilme idrakında aşağıların aşağısına yani esfele safilyne reddedilmiştir.

Bu reddedilişle insan kendisi dünya hayatında Allah’ın dışında bir mekanda “müstakil” bir varlık olarak bulmuştur. Bu müstakilliyette kulun kendisinde Allah’ın dışında bir mekanda “müstakilen var ve muhtar varlık” olarak bir zan oluşturmasına sebep olmuştur.

Bu tefekkür paylaşım sitesinde, “Kitabullah’ın küfür dediği, yalan dediği, iftira dediği bu esfele safiliyn algıdan ve idraktan Muhammedi (SAV) bir bakış ve yaşayışla nasıl kurtulmalıyım?” sorusuna cevap aramaya, bulmaya ve bulduğumuzu tâlib kardeşlerimizle paylaşmaya gayret edeceğiz biiznillah.

Allâhım, indinde makbul din olan “İslâm Dîni” hakkında, Senin düzenin hakkında, Senin hakkında yanlış şeyler düşünmekten, konuşmaktan, yazmaktan, okumaktan, dinlemekten; yanlış hal ve hareketlerden, benim bilemediğim ancak Senin bildiğin bütün yanlışlardan korunmak ve yapmamak için Sana sığınıyorum, Senden yardım istiyorum. Allâh’ım, doğuyu batıdan ayrı ve uzak tuttuğun gibi bu yanlışları da benden uzak ve ayrı tutuver inşaAllah, Amin.

Hasan Hakan Tel